Yakın tarihin gördüğü en sıra dışı liderlerden biri olan Aliya İzzetbegović, sadece bir halkın bağımsızlık savaşını yöneten askeri ve bürokratik bir komutan değil; aynı zamanda modern dünyada İslam düşüncesine yepyeni bir felsefi ufuk kazandıran büyük bir mütefekkirdir (düşünür). Halkı tarafından sevgiyle “Bilge Kral” olarak anılan İzzetbegović, Avrupa’nın göbeğinde yaşanan Bosna Soykırımı karşısında sergilediği diplomatik, hukuki ve askeri dirençle modern Bosna Hersek devletinin kurucu babası olmuştur. Peki, felsefi dehası ve sarsılmaz bürokratik iradesiyle tanınan Aliya İzzetbegović kimdir? İşte çocukluğundan hapis yıllarına, cephe komutanlığından devlet başkanlığına uzanan hayat hikayesi.
Kapsamlı Profil Kartı
| Kişisel Bilgi | Detaylar |
| Tam Adı | Aliya İzzetbegović (Alija Izetbegović) |
| Doğum Tarihi | 8 Ağustos 1925 |
| Doğum Yeri | Bosanski Šamac, Bosna Hersek |
| Ölüm Tarihi | 19 Ekim 2003 (78 yaşında) |
| Ölüm Yeri | Saraybosna, Bosna Hersek |
| Unvanı | Hukukçu, Filozof, Devlet Başkanı, Bürokrat |
| Görevi | Bosna Hersek’in İlk Cumhurbaşkanı (1990 – 2000) |
| Başlıca Eserleri | Doğu ve Batı Arasında İslam, İslam Deklarasyonu, Özgürlüğe Kaçışım |
1. Gençlik Yılları ve Genç Müslümanlar (Mladi Muslimani) Hareketi
Aliya İzzetbegović, 1925 yılında Bosna’nın kuzeyindeki Bosanski Šamac kasabasında, Osmanlı döneminde aristokrat köklere sahip dindar bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Gençlik yılları, II. Dünya Savaşı’nın gölgesinde, Faşist Ustaşa rejiminin ve ardından Josip Broz Tito liderliğindeki komünist Yugoslavya’nın baskıcı atmosferinde geçti.
Saraybosna’da hukuk ve ziraat eğitimi alan genç Aliya, henüz 16 yaşındayken Müslüman gençlerin haklarını, kimliklerini ve inanç özgürlüklerini savunmak amacıyla kurulan Mladi Muslimani (Genç Müslümanlar) hareketine katıldı.
- İlk Hapis Yılları (1946): II. Dünya Savaşından sonra başa geçen ateist/komünist Tito rejimi, dini ve milli bilinci canlandırmaya çalışan bu hareketi tehlike olarak gördü. Aliya, insani yardım faaliyetleri ve anti-komünist propaganda suçlamasıyla tutuklanarak 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bu süreç, onun karakterinin ve felsefi duruşunun çelikleştiği ilk dönem oldu.
2. Entelektüel Patlama ve Saraybosna Süreci (1983)
Hapisten çıktıktan sonra hukuk fakültesini bitiren ve uzun yıllar bir şirkette hukuk danışmanlığı yapan Aliya, gizli gizli en büyük felsefi eserlerini kaleme almaya başladı. Sadece bir din adamı gibi değil, Batı felsefesini, Marksizm’i, sanat ve sosyolojiyi çok iyi bilen bir entelektüel olarak yazıyordu.
İslam Deklarasyonu ve Büyük Tutuklama
1970 yılında yayımladığı “İslam Deklarasyonu” (Islamska Deklaracija) adlı eseri, onun 1983 yılında komünist rejim tarafından yeniden tutuklanmasına yol açtı.
- 14 Yıl Hapis Cezası: Rejim onu “Yugoslavya’yı bölmek ve İslami bir devlet kurmak istemek” ile suçladı ve 14 yıl hapse mahkum etti.
- Özgürlüğe Kaçışım: Foča Cezaevi’nde geçirdiği bu ikinci hapis döneminde, kağıt parçalarına yazdığı felsefi notlar daha sonra dünya çapında ses getiren “Özgürlüğe Kaçışım: Hapishaneden Notlar” kitabına dönüştü. Aynı dönemde başyapıtı olan “Doğu ve Batı Arasında İslam” kitabı yayımlandı. Bu eserde İslam’ın ne doğunun mistisizmine ne de batının materyalizmine sıkıştırılamayacağını, hayatın tam merkezindeki “üçüncü yol” olduğunu felsefi olarak kanıtladı. 1988 yılında çıkan bir af yasasıyla serbest kaldı.
3. Bilge Kral’ın Bürokratik ve Askeri Sınavı: Bosna Savaşı (1992 – 1995)
Hapisten çıkan İzzetbegović, 1990 yılında Demokratik Eylem Partisi’ni (SDA) kurarak siyasete girdi ve Bosna Hersek’in ilk cumhurbaşkanı seçildi. Yugoslavya’nın dağılma sürecinde, Slovenya ve Hırvatistan’ın ardından Bosna Hersek de 1992 yılında referandumla bağımsızlığını ilan etti.
Ancak bu bağımsızlık, ağır silahlarla donatılmış Sırp ordusunun ve paramiliter güçlerin Bosna’yı işgal etmesine ve yakın tarihin en kanlı soykırımlarından birine yol açtı.
- Saha Komutanlığı: Aliya, ordusu ve silahı olmayan bir halkı sıfırdan organize ederek Bosna Hersek Ordusu’nu kurdu. Cumhurbaşkanlığı binasından ayrılmayarak, bombalar altında savaşı hem askeri hem de diplomatik olarak bizzat yönetti.
- Dayton Antlaşması (1995): Batı dünyasının üç yıl boyunca sessiz kaldığı soykırımın ardından, Aliya’nın askeri direnci ve uluslararası diplomasisi sayesinde Sırplar barış masasına oturmak zorunda kaldı. ABD’de imzalanan Dayton Antlaşması ile Bosna Hersek’in bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü uluslararası hukukta tescillendi. Aliya, adaletsiz bir barış olduğunu bilse de “Savaşı sürdürmektense adaletsiz bir barış daha iyidir” diyerek halkının yok olmasını engelledi.
4. Vefatı ve Entelektüel Mirası
2000 yılında sağlık sorunları nedeniyle cumhurbaşkanlığı görevinden kendi isteğiyle ayrılan Aliya İzzetbegović, 19 Ekim 2003’te Saraybosna’da vefat etti. Vefatından önce yanına gelen liderlere ve halkına bıraktığı en büyük vasiyet şuydu: “Bosna’yı koruyun, buralar Osmanlı mirasıdır.” Kendisi için hazırlanan anıt mezarı reddetti ve şehit düşen askerlerinin yanına, Kovači Şehitliği’ne sade bir mezara gömülmek istedi.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Aliya İzzetbegović’e neden Bilge Kral denmiştir?
Derin felsefi bilgi birikimi, yazdığı çığır açan kitapları (mütefekkir yönü) ile sarsılmaz askeri ve devlet adamlığı liderliğini (kral yönü) bir arada barındırdığı için dünya basını ve halkı tarafından bu unvan verilmiştir.
Aliya İzzetbegović neden hapis yattı?
İlk olarak 1946’da Genç Müslümanlar hareketi üyeliğinden, ikinci olarak ise 1983 yılında yazdığı “İslam Deklarasyonu” kitabında komünist Yugoslav rejimine karşı propaganda yaptığı iddiasıyla toplamda iki kez hapse girmiştir.
Dayton Antlaşması’nı Bosna adına kim imzaladı?
1995 yılında Bosna Savaşı’nı bitiren ve Bosna Hersek devletinin sınırlarını çizen Dayton Antlaşması’nı Bosna Hersek adına Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegović imzalamıştır.
Share this content:
Bir yanıt yazın