İslam medeniyetinin insanlığın ortak bilim ve kültür mirasına yaptığı devasa katkıları gün yüzüne çıkaran, ömrünü el yazması nadide eserleri iğneyle kuyu kazar gibi incelemeye adayan Prof. Dr. Fuat Sezgin, dünya çapında kabul görmüş en büyük İslam bilim tarihçilerinden ve ilahiyat otoritelerinden biridir. Tam 27 dil bilen, hayatının büyük bölümünü Almanya’da Goethe Üniversitesi’nde araştırmalar yaparak geçiren Sezgin, İslam dünyasının sadece felsefe ve fıkıhta değil; astronomi, tıp, coğrafya ve matematik alanlarında da modern bilimin temellerini attığını tüm dünyaya bilimsel belgelerle kanıtlamıştır. Peki, Bitlis’te başlayan ve dünya çapında bir bilim diplomasisine dönüşen bu muazzam hayat hikayesinin arkasında ne var? İşte Fuat Sezgin’in kariyer kırılmaları, insanlığa miras bıraktığı eserleri ve ezber bozan teorileri.
Kapsamlı Profil Kartı
| Kişisel Bilgi | Detaylar |
| Tam Adı | Prof. Dr. Fuat Sezgin |
| Doğum Tarihi | 24 Ekim 1924 |
| Doğum Yeri | Bitlis, Türkiye |
| Ölüm Tarihi | 30 Haziran 2018 (93 yaşında) |
| Ölüm Yeri | İstanbul, Türkiye |
| Unvanı | İslam Bilim Tarihçisi, İlahiyatçı, Akademisyen |
| Bildiği Diller | Süryanice, İbranice, Latince, Arapça ve Almanca dahil 27 dil |
| En Büyük Mirası | GAS (Arap-İslam Kültürü Tarihi) Serisi ve İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi |
1. İstanbul Üniversitesi’nden Almanya’ya: Bir Dehanın Doğuşu
Fuat Sezgin, 1924 yılında Bitlis’te dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Doğubayazıt ve Erzurum’da tamamladıktan sonra, mühendis olma hayaliyle 1943 yılında İstanbul’a geldi. Ancak kaderi, İstanbul Üniversitesi Şarkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nde dünyaca ünlü Alman oryantalist Hellmut Ritter‘in seminerine katılmasıyla tamamen değişti.
Ritter’in muazzam bilgi birikiminden ve disiplininden etkilenen Sezgin, mühendislikten vazgeçerek İslam bilimleri ve doğu dilleri üzerine yoğunlaşmaya karar verdi. Hellmut Ritter’in “Günde en az 13-14 saat çalışmazsan bilim insanı olamazsın” tavsiyesini hayat felsefesi haline getiren Sezgin, çalışma disipliniyle kısa sürede hocasının en gözde talebesi oldu. 1951 yılında asistanlık görevine başladı ve İslam ilahiyatı üzerine derin araştırmalara girişti.
2. Hadis Biliminde Devrim: Buhari’nin Kaynakları Tezi
Fuat Sezgin’in İslam ilahiyat dünyasında ilk büyük depremi yaratan çalışması, 1956 yılında tamamladığı “Buhari’nin Kaynakları Hakkındaki Araştırmalar” başlıklı doçentlik tezi oldu.
- Ezber Bozan Keşif: O döneme kadar İslam dünyasında ve Batı akademisinde, ünlü muhaddis (hadis alimi) İmam Buhari’nin hadisleri sadece sözlü aktarımlara (ravilere) dayanarak topladığı inanışı hakimdi.
- Fuat Sezgin, iğne oyası gibi işlediği kaynak analizleriyle Buhari’nin aslında yazılı kaynakları kullandığını, yani hadislerin İslam’ın ilk yüzyılından itibaren düzenli olarak yazıya geçirildiğini kanıtladı. Bu tez, hadislerin güvenilirliği konusundaki Batılı oryantalist eleştirileri kökten çürüttü.
Ancak Türkiye’deki 1960 askeri darbesi sırasında, üniversitelerden ihraç edilen 147 bilim insanı (147’ler olayı) arasında yer aldı. Bu haksızlık üzerine bilimsel çalışmalarına Türkiye’de devam etme imkanı kalmayan Sezgin, Almanya’dan gelen daveti kabul ederek Frankfurt Goethe Üniversitesi’ne gitti.
3. Dünyayı Sarsan Eser: Geschichte des Arabischen Schrifttums (GAS)
Almanya’da sürgün hayatı yaşarken bilime daha da sıkı sarılan Fuat Sezgin, insanlık tarihinin en büyük ansiklopedik çalışmalarından birine imza attı. Carl Brockelmann’ın yarım kalmış İslam literatürü tarihini devralarak “Geschichte des Arabischen Schrifttums” (Arap-İslam Kültürü Tarihi) adlı 17 ciltlik devasa eserini Almanca olarak kaleme aldı.
Bu anıtsal eserde; İslam medeniyetinin insanlığa kazandırdığı tıp, astronomi, coğrafya, matematik, kimya ve denizcilik el yazmalarını tek tek inceledi. Batı dünyasının “Rönesans’ı biz başlattık, Müslümanlar sadece eski Yunan eserlerini taklit etti” iddiasını ortadan kaldırdı. Müslüman bilim insanlarının küresel haritaları nasıl çizdiğini, rasathaneleri nasıl kurduğunu ve bugünkü modern cebirin temellerini attığını tüm dünyaya gösterdi. 1982 yılında Frankfurt’ta Arap-İslam Bilimleri Tarihi Enstitüsü‘nü kurarak dünyanın dört bir yanından gelen bilim insanlarına bir vaha yarattı.
4. Türkiye’ye Dönüş ve İslam Bilim Müzesi
Ömrünün son döneminde vatanına olan hasretini ve vefa borcunu ödemek için Türkiye’ye dönen Prof. Dr. Fuat Sezgin, 2008 yılında İstanbul Gülhane Parkı içerisinde İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi‘nin kurulmasına öncülük etti.
Müslüman bilim insanlarının asırlar önce el yazması kitaplarda çizdiği astronomik aletlerin, tıp aletlerinin, saatlerin ve haritaların birebir modellerini kendi imkanlarıyla ürettirerek bu müzeye bağışladı. Cumhurbaşkanlığı tarafından 2019 yılı “Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı” ilan edilerek onun genç kuşaklara ilham olması sağlandı. 30 Jun 2018’de 93 yaşında vefat eden büyük alimin kabri, Gülhane Parkı’ndaki bu müzenin hemen bahçesinde yer almaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Fuat Sezgin kaç dil biliyordu?
Prof. Dr. Fuat Sezgin, el yazması tarihi kaynakları doğrudan kaynağından okuyabilmek için Arapça, Süryanice, İbranice, Latince, Almanca ve Farsça dahil olmak üzere tam 27 dili ileri düzeyde biliyordu.
Fuat Sezgin neyi kanıtladı?
Fuat Sezgin, modern bilim ve teknolojinin sadece Batı medeniyetine ait olmadığını; İslam medeniyetinin 9. ve 16. yüzyıllar arasında bilim dünyasının lokomotifi olduğunu ve Avrupalı bilim insanlarının İslam alimlerinden beslendiğini belgeleriyle kanıtlamıştır.
Hadis biliminde Fuat Sezgin’in önemi nedir?
“Buhari’nin Kaynakları” teziyle, hadislerin iddia edildiği gibi yüzyıllar boyunca sadece kulaktan kulağa yayılmadığını, İslam’ın ilk dönemlerinden itibaren yazılı belgelere dayandığını bilimsel olarak ispat etmiştir.
Share this content:
Bir yanıt yazın